.
29 Ekim 2011 Cumartesi
İYİLİK VE KÖTÜLÜK.
Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla, sordu dedesine: Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.
- "Onlar" dedi, "benim için iki simgedir evlat."
- "Neyin simgesi" diye sordu çocuk.
- "İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları. Çocuk, sözün burasında; 'mücadele varsa, kazananı da olmalı' diye düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
- "Peki"dedi. "Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
- "Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem! (alıntıdır)
İYİ YANIMIZI BESLEMEYE DEVAM İNŞALLAH..
16 Ekim 2011 Pazar
Hz.Ali Anlatıyor:
"Peygamber Efendimiz bize ziyarete gelmişti. O gece bizde kaldı. Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı. Bir ara Hasan su istedi. Peygamberimiz hemen kalktı ve su kırbasından bir bardak su aldı, çocuğa verdi."
Peygamberimiz (sav), ayrıca müminlere çocukları arasında adaletle davranmalarını hatırlatmış ve şöyle demiştir:
"Allah'tan korkun. Çocuklarınızın size itaatli olmalarını istediğiniz gibi siz de onların aralarında adaletle davranınız."
"Allah öpücüğe varıncaya kadar her hususta çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever"
Peygamberimiz (sav) çocukların eğitilmeleri ve güzel ahlak ile terbiye edilmeleri üzerinde de durmuş ve bu konuda birçok tavsiyede bulunarak yol göstermiştir. Peygamberimizin (sav) bu konudaki sözlerinden bazıları şöyledir:
"Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz."
"Çocuğun, babası üzerindeki haklarından biri ismini ve edebini güzel yapmasıdır."206
"Çocuklarınıza ikram edin ve terbiyelerini güzel yapın..."
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), her konuda olduğu gibi, çocuklarla ilgilenmesi, onlara gösterdiği sevgi ve şefkat ile müminlere en güzel örnektir. Peygamberimiz (sav) "Küçüklerimize şefkat etmeyen ... bizden değildir" diyerek, çocuklara gösterilen şefkatin önemini belirtmiştir
Peygamberimiz (sav), ayrıca müminlere çocukları arasında adaletle davranmalarını hatırlatmış ve şöyle demiştir:
"Allah'tan korkun. Çocuklarınızın size itaatli olmalarını istediğiniz gibi siz de onların aralarında adaletle davranınız."
"Allah öpücüğe varıncaya kadar her hususta çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever"
Peygamberimiz (sav) çocukların eğitilmeleri ve güzel ahlak ile terbiye edilmeleri üzerinde de durmuş ve bu konuda birçok tavsiyede bulunarak yol göstermiştir. Peygamberimizin (sav) bu konudaki sözlerinden bazıları şöyledir:
"Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz."
"Çocuğun, babası üzerindeki haklarından biri ismini ve edebini güzel yapmasıdır."206
"Çocuklarınıza ikram edin ve terbiyelerini güzel yapın..."
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), her konuda olduğu gibi, çocuklarla ilgilenmesi, onlara gösterdiği sevgi ve şefkat ile müminlere en güzel örnektir. Peygamberimiz (sav) "Küçüklerimize şefkat etmeyen ... bizden değildir" diyerek, çocuklara gösterilen şefkatin önemini belirtmiştir
3 Ekim 2011 Pazartesi
Haya,Yanlız hayır getirir.
Îmânı yüceltip kemâle erdiren hayâ, takvânın ayrılmaz bir parçası, iyilik ve güzelliklerin anası, akl-ı selîmin ayrılmaz bir cüz'ü, Cenâb-ı Hakk'ın muhabbet ve rızâsını kazandıran bir vasıftır.
"Aklım, kalbime, iman nedir ? diye sordu,kalbim ise aklımın kulağına eğilerek dediki: İman edepten ibarettir! Ya Rabbi! Engin lutf u kereminle bizlere hidayet, takva, haya ve gönül zenginliği ihsan eyle ! Amin...
Alıntı.
"Aklım, kalbime, iman nedir ? diye sordu,kalbim ise aklımın kulağına eğilerek dediki: İman edepten ibarettir! Ya Rabbi! Engin lutf u kereminle bizlere hidayet, takva, haya ve gönül zenginliği ihsan eyle ! Amin...
Alıntı.
29 Eylül 2011 Perşembe
Hayırlı Cumalar...
Yâ Rabbî! Biz, Habîb-i Edîbin Muhammed Mustafâ -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in senden istediği her şeyi istiyor ve sana sığındığı herşeyden biz de sana sığınıyoruz. Ya Rabbi!.. Bizi seçtiğin, sevdiğin kendilerine maddî-mânevî ihsanlarda bulunduğun nîmet ehlinin yolundan ayırma!.. Bizi, sadece seni bilen, sana el açan, senden yardım bekleyen hakîkî mümin kullarından eyle!.. Bizim hayırlı duâlarımızı merhamet ve lütfunla kabul buyur!.. Bize dünyada da iyilik ve güzellik ihsân eyle, âhirette de!.. Bizi cehennem azabından koru!..
Âmîn!..
Âmîn!..
26 Eylül 2011 Pazartesi
YA SEN BİZİ KİMİNLE SANIDIN?
Hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz Sultan Selim, kısa fakat dolu dolu geçen hayatında küçük bir çıbana yenik düşer. Son anlarında yanında Hasan Can vardır. Yavuz, Hasan Can’a sorar:
- Hasan bu ne hâl?
- Şimdi Allah ile birlikte olma zamanıdır sultanım!
Cevap oldukça düşündürücüdür.
- Bre Hasan,sen bunca zamandır,bizi kiminle bilirdin?!
Yavuz Sultan Selim’in konuşmaya mecali kalmamıştır.Mushaf-ı Şerif’i işaret eder. Hasan Can güzel sesiyle Yasin-i Şerif’e başlar. Okumaya başlamasıyla yüzünde huzurun izleri halelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır etrafa.Koca Sultan belki de ilk kez böyle tebessüm eder dünyaya.
Alıntı
(ruhlarına fatiha)
- Hasan bu ne hâl?
- Şimdi Allah ile birlikte olma zamanıdır sultanım!
Cevap oldukça düşündürücüdür.
- Bre Hasan,sen bunca zamandır,bizi kiminle bilirdin?!
Yavuz Sultan Selim’in konuşmaya mecali kalmamıştır.Mushaf-ı Şerif’i işaret eder. Hasan Can güzel sesiyle Yasin-i Şerif’e başlar. Okumaya başlamasıyla yüzünde huzurun izleri halelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır etrafa.Koca Sultan belki de ilk kez böyle tebessüm eder dünyaya.
Alıntı
(ruhlarına fatiha)
16 Eylül 2011 Cuma
Hz.MEVLANA'NIN HAYATINDAN DERSLAR
Mevlânâ, Allahü teâlânın yarattığı bütün mahlûkâta merhamet sâhibi idi.
Bir gün Nefîsüddîn Sivâsî'ye bir kuruş verip ekmek aldırdı.
Ekmeği eline alıp bir virâneye gitti. Nefîsüddîn de gizlice onu tâkibe başladı.
Sonunda, Mevlânâ'nın o ekmeği yeni yavrulamış bir köpeğe kendi elleriyle
yedirdiğini gördü.
Mevlânâ dönüşünde, Nefîsüddîn'in kendisini tâkib ettiğini anlayıp;
"Bu hayvan yedi gündür açtır ve yavrularına şefkatle bakmış ve hiç yanlarından
ayrılmamıştır.
Resûlullah efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde; "Merhametlilerin en büyüğü olan
Allahü teâlâ, kullarından merhametli olanlara merhamet eder.
Ey ümmet ve Eshâbım! Siz de O'nun yarattıklarına merhamet ediniz ki, size de semâ
ehli merhamet etsin" buyurdu. Nefîsüddîn bu sözler üzerine ağlayarak Mevlânâ'nın
ellerini öptü ve hayvanlara bile bu kadar merhametli olan siz, tabiatiyle ahbâb ve
dostlarınıza da merhamet edersiniz." dedi. Bunun üzerine Mevlânâ;
"Evliyâullahın merhameti pek çoktur; bütün mahlûkâta ve ahbâblarına da şüphesiz
merhamet eder." buyurdu.
alıntı
Bir gün Nefîsüddîn Sivâsî'ye bir kuruş verip ekmek aldırdı.
Ekmeği eline alıp bir virâneye gitti. Nefîsüddîn de gizlice onu tâkibe başladı.
Sonunda, Mevlânâ'nın o ekmeği yeni yavrulamış bir köpeğe kendi elleriyle
yedirdiğini gördü.
Mevlânâ dönüşünde, Nefîsüddîn'in kendisini tâkib ettiğini anlayıp;
"Bu hayvan yedi gündür açtır ve yavrularına şefkatle bakmış ve hiç yanlarından
ayrılmamıştır.
Resûlullah efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde; "Merhametlilerin en büyüğü olan
Allahü teâlâ, kullarından merhametli olanlara merhamet eder.
Ey ümmet ve Eshâbım! Siz de O'nun yarattıklarına merhamet ediniz ki, size de semâ
ehli merhamet etsin" buyurdu. Nefîsüddîn bu sözler üzerine ağlayarak Mevlânâ'nın
ellerini öptü ve hayvanlara bile bu kadar merhametli olan siz, tabiatiyle ahbâb ve
dostlarınıza da merhamet edersiniz." dedi. Bunun üzerine Mevlânâ;
"Evliyâullahın merhameti pek çoktur; bütün mahlûkâta ve ahbâblarına da şüphesiz
merhamet eder." buyurdu.
alıntı
11 Eylül 2011 Pazar
Gönlüm Dilime Dargın
Gönlüm dilime dargın,dilim gönlüme
Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüyü için kızıyor
gönlüme...
Mevlana.
Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüyü için kızıyor
gönlüme...
Mevlana.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)